
|
|
|
|
Osteoporoza şimdiden önlem alın!
|
|
Özellikle menopoz sonrası kadınları etkileyen, az da olsa aynı yaş grubundaki erkeklerde de görülebilen osteoporoz (kemik erimesi), doğru davranış modelleriyle önlenebilir
Türkiye Osteoporoz Derneği Başkanı Prof. Dr. Sema Öncel, osteoporozun kendini fark ettirmeyen ve toplum genelini tehdit eden ''sinsi bir hastalık'' olduğunu vurguladı.Hastalığın, menopozla döneminde östrojen hormonunun kemikler üzerindeki koruyucu etkisinden yoksun kalınması nedeniyle kadınlarda daha sık karşılaşıldığını ve 50 yaş üstü her 3 kadından birinin osteoporoza yakalandığını belirten Prof. Dr. Öncel, buna karşın erkeklerde de sekizde bir oranında rastlanabildiğini söyledi.
''HASTALIĞIN ÖNÜNE GEÇMEK ELİMİZDE''
Prof. Dr. Öncel, kemik dokusunun zayıflamasıyla başlayan, ileri safhalarda kırıklara ve buna bağlı ölümlere yol açabilen osteoporozun, doğal süreç sonunda gerçekleştiğini, ancak bunun önlenebileceğini kaydetti.
Kemiklerin, vücuttaki diğer pek çok dokuda olduğu gibi yaşam boyunca sürekli yenilenme içinde olduğunu anlatan Prof. Dr. Öncel, şunları söyledi:
''Çeşitli nedenlerle bu yıkım artar, yenilenme azalırsa kemik dokusunda zayıflama meydana gelmeye başlıyor. Kişinin bundan başlangıçta haberi olmuyor. Bir süre sonra sırt ağrılarıyla kendini belli etmeye başlayan rahatsızlık, ileri dönemde boy kısalması, şekil bozukluğu, omurlarda çökme kırıklarına neden oluyor. Kemik dokusu yaşam boyu yenilenmesine karşın, yapım hızı 30-35 yaşına kadar üst seviyede devam ediyor ve bu dönemde yoğunluk en üst seviyesine ulaşıyor. 45 yaşından sonraysa kemik kayıp hızı, artmaya başlıyor. 30-35 yaşına kadar kemik yoğunluğunu en üst seviyeye taşıyabilirsek, ileride yaşanacak yıkımın tahribatını da en aza indirmek ve osteoporozun önüne geçmek mümkün.''
ANNE KARNINDAN İTİBAREN BESLENMEYE ÖZEN GÖSTERİLMELİ
Prof. Dr. Öncel, osteoporozun en büyük nedeninin genetik faktörler olduğunu, bununla beraber kalsiyum yönünden fakir beslenenler, erken menopoza girenler, yeterli fiziksel aktivitede bulunmayan ve güneşten az yararlananların risk grubunda yer aldığını kaydetti.
Osteoporozu önlemek için öncelikle diyete dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Öncel, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bebeklikten, hatta anne karnından itibaren doğacak çocuğun geleceği düşünülerek doğru beslenilmesi lazım. Kalsiyumun, yaşam boyunca yeterli miktarda alınması, kemik dokusunu en üst seviyeye çıkaracağından bu yıkımın etkisini zayıflatıyor. Ayrıca fiziksel aktiviteler, kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bütün bunlara karşın yine de genetik gibi diğer bazı faktörler nedeniyle hastalık ortaya çıkabilir. O zaman da uygulanacak tedaviyle yıkım önlenebilir.''
Bu bilgi 103 kez okunmuştur.
|
|
| |
| |